Rojda Aslan ve kızına fakir oldukları için İsviçre'yi terk etmeleri söylendi. Fotoğraf: Matthias Luggen
Rojda Aslan ve kızına fakir oldukları için İsviçre'yi terk etmeleri söylendi. Fotoğraf: Matthias Luggen
Göç

Birçok görünmez hikayeden sadece biri

- Nivalda Still

Unia üyesi Rojda ve kızının hikayesi büyük bir öfkeye neden oldu. Olay ilk olarak sendika gazetesi Work'te haber oldu ve ardından Campax tarafından bir imza kampanyası başlatıldı; “Rojda ve kızı Isviçre de kalmalı!

Bu, Rojda ve kızının hikâyesi. 38 yaşındaki Rojda, Türkiye'nin yoksul bir Kürt bölgesinden geliyor. Beş kardeş ile birlikte büyümüş. Henüz 13 yaşındayken zorla evlendirilmiş. Yirmili yaşlarının başında iki çocuk annesi olmuş ama zorla evlendirilmeye daha fazla dayanamamış ve çocuklarını bir daha asla göremeyeceğini bile bile boşanmış. Daha sonra yeni biriyle tanışırak evlenmiş. Evlendiği kişi, devlet tarafından sürekli zulüm gören siyasi bir aktivisttir ve Türkiye de hapis cezası alacağını ögrendikten sonra, İsviçre'ye gelerek iltica eder. Rojda da 2012 yılında nişanlısının peşinden İsviçre'ye gelir. Rojda, İsviçre deki yaşantısının “çok zor olduğunu” söylüyor, ”burada kimseyi tanımıyordum, tek kelime almanca anlamıyordum ve Türkiye deki iki çocuğumdan ve sevdiklerimden ayrıydım.” Rojda Isviçre’ de yeniden evlenir ve Solothurn'da şuan 11 yaşında olan kızını dünyaya getirir. Sonra felaketler gelmeye başlar.

Aile içi şiddet

Hakaret ve sözlü şiddeten sonra, eşi kendisine daha sık ve acımasızca fiziksel olarak da şiddet uygulamaya başlar. Rojda 4 yıl boyunca, bunlar son raddeye gelene kadar dayanmak zorunda kalır. Ancak Rojda artık bu şiddete dayanamayacağını anladığı an,  kızı ile birlikte bir kadın sığınma evine sığınmaya karar verir ve evini terk ederek kadın sığınma evine gider. Orada nihayet derin bir nefes alabilir ve haklarını öğrenemeye başlar. Kendisi ve kızı psikolojik destek alır. Rojda boşanır, iş bulmaya çalışır, bir büfede ve temizlik dükkanında iş bulur ve kısa sürede calışma saatlerini % 70'e çıkarır. Her gün Almanca kursuna gider ve aynı zamanda kızına bakar. Eski eşiyle boşanarak, mahkeme kararıyla kızının babasını görecegi günleri belirler. Kızı bugün bile babasıyla yakın, iyi bir ilişki sürdürmektedir.

Oturum izni uzatılmadı

Kısa bir süre sonra, oturma izninin (B) yıllık olarak yenilenmesi gerekiyordu, bunedenle yabancılar polisine başvurur. Daha önce yenilenme başvurusu her zaman hızlı bir şekilde incelenir ve onaylanırken, bu kez süreç beş yıl sürer ve oturmu uzatılmaz. Bu karar Rojda ve kızı için çok olumsuzdu. Her ikisi de İsviçre'den sınır dışı edilmek isteniyordu. Annenin sınır dışı edilmesi kararına gerekçe olarak sosyal yardım alıyor olması gösterildi. Ancak, Rojda'nın kadın sığınma evine kaçtıktan sonra entegre olabildiği gerçeği dikkate alınmadı, ayrıldıktan sonra yoğun bir şekilde Almanca öğrenmesi ve %70 çalışmasıda görmezden gelinmiş. Kızının burada doğmuş olmasına, yerleşim izni C ye sahip olmasına, burada okula gitmesine ve arkadaşlarının olmasına rağmen, İsviçre'yi annesiyle birlikte terk etmesi kararı verildi. Göçmen bürosunun argümanı şu şekildedir: Yetkililer, entegrasyon değerlendirmesinde dikkate alınması gereken aile içi şiddetin sonuçları gibi kişisel önemli nedenlerini de göz ardı ettiler. Şiddetin “sadece” kadın sığınma evine kaçmadan kısa bir süre önce kayıtlara geçmiş diyerek, şiddet ispat edilmiş olmasına rağmen, yasayı çiğnediler. Diğer “açıklamaları” ise “çok belirsiz ve geneldi”. Evliliği “kolay olmamış” ancak, «zor durum vakası» olarak kabul edilmedi. Rojda kendisine şiddet uygulayan kocasını birkaç kez şikayet etmediği ve uzun süreli şiddet uygulamalarını belgelemediği için, ortada bir „zor durum vakası“ söz konusu değildir denildi.

İsviçre'nin en yüksek mahkemesi çocuğun refahını göz ardı ettil

Rojda ve avukatı büyük umutlarla Federal Mahkeme'ye (Yargıtay) temyiz başvurusunda bulundu. Ancak üç yargıç (ikisi Yeşiller Partisi'nden ve biri Orta Partiden) temyiz başvurusunu reddetti.

İsviçre'nin en yüksek mahkemesi, sosyal yardım almanın ikamet için başlı başına bir engel teşkil edeceğine karar verdi. Gerçi Rojda'nın sosyal yardım almada kendisinin bir suçu yoktu. Çünkü çocuğunu tek başına yetiştiren bir anne olarak %100 çalışması imkansızdı ve gastronomi sektöründe düşük bir ücretle çalışıyor (Unia yemek sektöründe daha yüksek ücretler için kampanya yürütüyor). Bu nedenlerle sosyal yardım almak zorundaydı.

Ayrıca Federal Mahkeme aldığı bu kararla sosyal yardım hukukunu çocuk haklarının üstünde tutarak, reşit olmayan kız çocuğunu annesiyle birlikte İsviçre'yi terk etmeye zorluyor. İsviçre BM Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalamış olmasına rağmen, İsviçre makamları ve mahkemeleri Rojda nın kızının geleceğini görmezden gelerek, çocuğun öncelikli menfaatlerini değerlendirmemiş, hatta verdikleri karara dahil etmemişlerdir. Oysa yargıtay üyeleri olarak bunu yapmakla yükümlüler. Cocuğun sınır dışı edilerek Türkiye'ye gönderilmesi, doğdugu, yaşadığı ülkesi İsvicre`den, okul ortamından ve tüm arkadaşlarından koparılmasıyla sonuçlanacaktır. Babasıyla da görüşmesi artık mümkün olmayacaktır, çünkü Politik bir mülteci olan babasının Türkiye ye gitmesi mümkün değildir.

Ayrıca Türkiye Rojda ve kızı için güvenli bir yer değildir, çünkü eski eşi sınır dışı edileceğini öğrendikten sonra yeniden tehdit etmeye başladı. Türkiye travma yaşayan kızı için güvenli bir ortam değildir.

Bu nedenlerle Solothurn Göçmenlik Bürosu'ndan Rojda ve kızına İsviçre'de kalabilmeleri için ikamet vermesi talep ediliyor. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi'nin Rojda ve kızı için de geçerli olması ve Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin yükümlülüklerinin yerine getirilmesi talep ediliyor. İstanbul Sözleşmesi İsviçre'yi şiddet mağduru kadınları korumakla yükümlü kılmaktadır. Şiddet uygulayan partnerlerinden ayrılmaları, İsviçre'de ikamet etme haklarını kaybetmelerine neden olmamalıdır. Bu durum, Rojda ve kızının durumunda olduğu gibi, sosyal yardım alma durumunda da geçerli olmalıdır. Sosyal yardım alıyor olması da Rojda'nın suçu değildir.

Ausschaffung verhindern!

 

Sınır dışı edilmeyi önleyin!

İsviçre yurttaş hareketi Campax, Rojda Aslan'ın sınır dışı edilmesini önlemek için bir imza kampanyası başlattı. 

Petition Almanca dilekçeyi imzalayın

Petition Fransızca dilekçeyi imzalayın