MeteoSwiss’e göre, Haziran-Ağustos 2026 dönemi muhtemelen İsviçre’de ölçümlerin başladığı tarihten bu yana yaşanan en sıcak yaz oldu. Gelecekte de aşırı sıcak günlerin sayısının giderek artması bekleniyor. Bu durum özellikle iş sırasında güneşe ve sıcağa maruz kalan çalışanları doğrudan etkiliyor. Unia İnşaat Sektörü Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Nico Lutz, röportajımızda inşaat işçilerinin karşı karşıya olduğu tehlikeleri, sahip oldukları hakları ve Unia’nın onları korumak için neler yaptığını anlatıyor.
İnşaat işçileri bu durumdan çok ciddi biçimde etkileniyor. 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ağır fiziksel iş yapan herkes sağlık açısından risk altında. Aşırı sıcaklar sıvı kaybına, güneş çarpmasına ve hatta sıcak çarpmasına yol açabiliyor. Aynı zamanda sıcak günlerde şantiyelerde iş kazası riski de belirgin biçimde artıyor. Bu yaz yaklaşık 1000 inşaat işçisinin katıldığı bir anket gerçekleştirdik. Ankete katılan işçilerin yüzde 15’i, kendilerinin veya çalışma arkadaşlarının dayanılmaz sıcaklar nedeniyle iş sırasında bayıldığını belirtti.
İşverenlerin sağlamak zorunda olduğu bir dizi önlem var. Bunlar arasında yeterli miktarda içme suyu, güneş kremi, uygun koruyucu giysiler ve gölgeli dinlenme alanları bulunuyor. Ayrıca çalışma düzeninin sıcaklığa göre uyarlanması gerekiyor. Örneğin ağır işlerin mümkün olduğunca sabah saatlerine alınması, işe daha erken başlanması veya doğrudan güneş altında çalışmaktan kaçınılması gerekiyor
Suva’nın tavsiyelerine göre, sıcaklık 33 dereceye ulaştığında her saat 15 dakikalık mola verilmesi gerekiyor. Bu molalar çalışma süresinden sayılıyor. Bize göre bu sıcaklıklarda açık havada yapılan ağır işler prensip olarak durdurulmalı; özellikle de sürekli gölgede olmayan çalışma alanlarında.
Biz açık ve bağlayıcı kurallar talep ediyoruz. Sıcaklıklar tehlikeli seviyelere ulaştığında açık havada yapılan çalışmalar durdurulabilmeli. 33 dereceden itibaren geçerli olacak bir düzenlemenin İsviçre genelinde uygulanması için mücadele ediyoruz. Burada söz konusu olan rahatlık değil; çalışanların sağlığını korumak ve nihayetinde kazaları ve ölümleri önlemektir.
Riskler ve sorumluluk inşaat işçilerinin veya inşaat şirketlerinin üzerine yıkılmamalı. Aşırı sıcaklar nedeniyle çalışmalar durdurulduğunda, inşaat sürelerinin buna göre uyarlanabilmesi gerekiyor. Kamuya ait ve özel yapıların işverenleri, iklim değişikliğinin sonuçlarının inşaat projelerini de etkilediğini kabul etmek zorunda. Çalışanların sağlığı, ne pahasına olursa olsun bir teslim tarihine uymaktan daha önemlidir.
İlkbahara kadar İsviçre Müteahhitler Birliği ile iyi bir iş birliğimiz vardı. Ağır işlerin 33 derecede kural olarak durdurulması gerektiği talebini birlikte ortaya koyduk. Ancak sıra bunu somut olarak İnşaat İşleri Yönetmeliği’ne dahil etmeye geldiğinde Müteahhitler Birliği kendi cesaretinden korktu. Bu üzücü. Şimdi ise bizimle birlikte somut ve bağlayıcı bir çözüm oluşturmak yerine, bağlayıcılığı olmayan bir dilekçe için imza topluyorlar.
Bu kuralların artık yasalarda, özellikle de İnşaat İşleri Yönetmeliği’nde bağlayıcı biçimde düzenlenmesi gerekiyor. Yalnızca tavsiyelerde bulunmak hiçbir işe yaramıyor. Aşırı sıcaklarda şantiyelerin yalnızca yüzde 20’sinde tavsiye edilen molalar uygulandı. Suva da daha sonra bu kurallara uyulup uyulmadığını denetlemek zorunda. Eğer bunu yapmak istemiyor veya yapamıyorsa, denetimi kimin yapacağı açıkça belirlenmeli. Siyaset hareketsiz kaldığı ve Suva gerekli kontrolleri yapmadığı için inşaat işçilerinin bunun bedelini sağlıklarıyla ödemesi kabul edilemez.
İnşaat işçilerini hakları konusunda bilgilendiriyor ve koruyucu önlemlerin gerçekten uygulanıp uygulanmadığını kontrol ediyoruz. Önlemlerin uygulanmadığı yerlerde çalışanların haklarını kullanabilmeleri için onlara destek oluyoruz. Gerektiğinde koruyucu önlemleri inşaat işçileriyle birlikte hayata geçiriyoruz; bu, çalışmaların geçici olarak durdurulması anlamına gelse bile.
Sıcağa karşı korunmak bir lüks değil, iş güvenliğinin bir parçasıdır. Sıcak hava dalgalarının giderek daha sık yaşandığı bir dönemde açık kurallara, yeterli molalara, gölgeye, suya ve gerektiğinde çalışmaya ara verilmesine ihtiyacımız var. Hiçbir inşaat projesi, inşaat işçilerinin sağlığını, hatta hayatını riske atacak kadar acil değildir.